Önceki yazımda verginin hayatımıza getirdiği zincirleme hesaplamalardan bahsetmiştik. Eğer okumadıysanız mutlaka göz atın.

Bu yazıda ise sıkça söylenen bir cümleye değineceğim.

Bildiğiniz gibi iş hayatında verilen sözler yerine sözleşmeleri tercih ederiz. Ne de olsa “söz uçar, yazı kalır”. Ancak kendi işinizi kurduğunuzda, işlere küçükten başladığınız ve ilk müşterileriniz çoğunlukla yakın çevrenizden olduğu için verilen sözlere inanma eğilimimiz maalesef daha yüksek oluyor.

“Bu işi yapalım, devamı gelecek”

En sık duyduğum “yalan” bu. Yalan kelimesini tırnak içine aldım, çünkü bu cümleyi kuranların da yalan söylediklerinin pek farkında olmadıklarını düşünüyorum. Teklifin düşük olmasını sağlayarak, karar vericilere teklifinizi kabul ettirebilmek istiyorlar ve bu nedenle kendilerinin de inandıklarını düşündüğüm bu cümleyi kuruyorlar.

Ve itiraf ediyorum, bu cümleyi tam zamanlı çalıştığım dönemde ben de tedarikçilere söyledim. Hem de gerçekten inanarak ve devamının gelmesi için çabalayarak. Bazen devamı geldi, bazen gelmedi.

Nasıl aşabilirsiniz?

Bu cümleyi dile getirenlere şu yanıtı verebilirsiniz: “Tabi, sizinle çalışmak isterim. İstediğiniz bütçeye de bunu yapabilirim. O zaman ilerideki işlerinizin de bir listesini çıkaralım, size paket bütçe vereyim.”

Veya bu cümleyi bile kurmadan direkt indirimli teklifinizi verin. Ama devamının gelmeme ihtimalinin yüksek olduğunun farkında olarak.

Sizi bu cümleyle baş başa bırakan oldu mu? Nasıl yanıt verdiniz? Deneyimlerinizi paylaşabilirseniz çok sevinirim.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…